Portre : Bill Cunningham, The New York Times
Magazin fotoğrafçılığının yaşayan efsanesi Cunningham, 83 yaşında hala görev başında !

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un bir başka ödül daha aldığı geceyi takip etmek için dün Manhattan’daki dünyaca ünlü restorant Cipriani’deydim. Pamuk’u beklerken, gazeteci arkadaşım Kahraman Halisçelik’in uyarısıyla bizdeki tabiriyle magazin ya da cemiyet fotoğrafçılığının, ABD’deki ismiyle street photography/sokak fotoğrafçılığının yaşayan efsanesi Bill Cunningham’ı gördüm.
50 yıldan fazla bir süredir New York sokaklarını, davetleri, törenleri izleyen ve fotoğraflayan, buna rağmen iş hırsı ve disiplininden hiçbir şey kaybetmeyen Cunningham, elinde kendinden flaşlı bir Nikon ve üzerinde 24 mm lensi ile Cipriani’deki gecede yine heyecanla davetlileri fotoğraflıyordu. Kahraman’la sohbet için yanına yaklaştığımızda, “Çalışıyorum gençler” diyerek bizi terslemesi de iş disiplininin bir göstergesi.
Size, Harvard Üniversitesi’ni 1. sınıftan terk eden, paparazzi’lik terimini yaratan Federico Fellini’nin La Dolce Vita filmi daha çekilmeden sokaklarda paparazzilik yapan, fotoğrafçılıktan önce Manhattan’da kendi yaptığı şapkaları satan bir dükkanı olan, kadın şıklığına aşırı merakından fotoğraf çekmeye başlayan ve hala dinç bir şekilde işine devam eden New York Times’ın 50 yıllık markası Bill Cunningham’dan bahsedeceğim.
Bill Cunningham, The New York Times ve markalaşma
New York Times’ı 20. yüzyılın başlarından itibaren dünyanın en önemli medya markası yapan, bu sıfatını 21. yüzyıldaki yeni medya düzeninde de devam ettirmesini sağlayan özelliklerden birisi de Cunningham gibi isimleri ”bir değer” olarak öne çıkarması. ABD’de, medya organlarının kendi içinde markalar yaratması, dijital çağla birlikte ortaya çıkan yeni medyada, pazarlamanın püf noktası haline geldi. 
Konuyla ilgisi ne derseniz, geçenlerde nytimes.com’da Bill Cunningham’a ayırdıkları sayfayı incelerken bunları düşündüm. Dün akşam, Cunningham’ı iş başında görünce bunun ne kadar doğru olduğuna bir kez daha karar verdim. Cunningham davetliler arasında, sanki bir gazeteci değil de bir ünlü kadar ilgi görüyordu. Times, sadece bir gazete yaratmıyor, aynı zamanda bir markayı pazarlamanın yöntemlerini muhabirlerinden editörlerine, web sitesinden, ipad-iphone applicationlarına, Manhattan’daki ”cool” binasından, sokak reklamlarına pek çok şekliyle bize gösteriyor.
NY Times konusuna, web sitesi ve multimedyada yaptığı devrim ve bir fenomen olmayı başarması noktasında yakından tanık olan bir kişi olarak, başka bir yazıda tekrar değineceğim.
Şık giyinen kadınlara olan ilgisi fotoğrafçılığa başlattı
Times’ın efsanelerinden birisi olan Bill Cunningham’a dönersek, 1928 doğumlu fotoğrafçı, 50 yıldır çalıştığı Times’a verdiği bir röportajında fotoğrafçılığa kadın kıyafetlerine ve güzel kadınlara olan ilgisinden dolayı başladığını söylüyor.
40′lı yıllarda, Manhattan’da kendi ürettiği şapkaları satan bir dükkan açan Cunningham, ilk olarak Chicago Tribune’un New York ofisinde yazar olarak işe başlıyor. Daha çok New York gece hayatı ve davetler üzerine yazan Bill Cunningham, daha sonra NY Times’a geçiyor. Cunningham Times’da çalışırken, Manhattan sokaklarında ünlü ya da sıradan şık giyinen kadınları çekmeye başlıyor.
Ve birgün, sokakta çektiği Greta Garbo fotoğrafı gazetede editörlerin ilgisini çekince, ilk kez ”kişinin izni olmadan çekilen bir fotoğraf” gazetede yayınlanıyor. Yani ilk paparazzi fotoğrafı yayınlanıyor. Günümüzde, gazetelerden dergilere, internet sitelerinden televizyon kanallarına pek çok medyada rastladığımız paparazziliğin ilk örneklerinin -her ne kadar bunu ucuz paparazzi dergileri gibi sunmasa da- Cunningham’ın objektifinden New York Times’da yayınlanmaya başladığını söyleyebiliriz.
50 yıl Carnegie Hall’de bir odada yaşadı
Yıllar içinde Times’daki fotoğraflarıyle ünlenen Cunningham, Manhattan’da işlere bisikleti ve üzerine giydiği mavi ceketi ile gidiyor. Sıradan bir fotoğrafçıdan çok antropolojist (insan bilimcisi) olarak anılan Cunningham, kimsede olmayan New York’un 60 yıllık moda arşivine sahip. Belki de elindeki arşiv, yıllar içinde moda anlayışının nereden nereye geldiğini gösteren en geniş kaynak niteliğinde. Gündüzleri bisikletiyle Manhattan’da sıradan insanları fotoğraflayan Cunningham, akşamları da şehrin en gözde mekanlarındaki davetlerde flaşını patlatıyor ve her ikisi de ayrı ayrı New York Times’da kendisine ait köşede yayınlanıyor.
Cunningham’ı sıradışı kılan özelliklerden bir tanesi de 60 yıla yakın bir süre şehrin en önemli gösteri merkezi olan Carnegie Hall’da bulunan küçük bir odada yaşaması. Kendisine ait banyosu bile olmayan odayı hem stüdyo hem de yaşam alanı olarak kullanan Cunningham, geçtiğimiz yıllarda buradan ayrılarak şehrin en güzel yerlerinden birinde kendisine tahsis edilen daha geniş bir eve çıktı. Ünlü fotoğrafçı, billcunninghamnewyork.com isimli sitesinde yaptığı işi şöyle tanımlıyor : ”50 yıldır New York’ta İnsanların giyim şeklini belgeliyorum. Aslında yaptığım, New York’un kendi belgeseli.”
bir yorum yazın