New York’ta Reza ile 3 gün..
National Geographic’in en önemli isimlerinden Reza fotoğrafçılığa bakışını anlattı
Dünyanın en önemli fotoğrafçılarından Reza Deghati ile ödül koleksiyonuna bir tane daha eklemek için geldiği New York’ta buluştuk. Paris’te çalışmalarını sürdüren İran asıllı ünlü foto muhabiri, 30 yıldır ağırlıklı olarak National Geographic adına fotoğraflar çekiyor.
Çektiği ”iconic” fotoğraflarla her geçen yıl ününe ün katan Reza, fotoğrafın ”babalarından” sayılan Capa’ların Times Meydanı yakınlarındaki ünlü okulu International Center of Photography’den alacagı ”infinity” ödülü için New York’ta.
Kurduğu Aina Vakfı ile foto muhabirliğini de aşarak kendi ideallerinin peşinden koşan Reza, Afganistan’da foto muhabiri eğitmeye başlamış.
30 yıldır Balkanlardan, Afrika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya hemen her çatışma ve savaş bölgesinde bulunan Reza birikimlerini de sık sık konferanslar ve seminerler aracılığıyla genç kuşaklarla paylaşıyor.
Tabi sadece çatışma fotoğraflarıyla değil, ”soft” projeleriyle de biliniyor. NatGeo’ya yaptığı bir projesi için Türkiye’de 6 ay kalmış.

ICP’de Documentary Photojournalism okuyan genç foto muhabiri adaylarına yaklaşık bir saat ders verdiğinde ben de oradaydım. Gözlemlediğim en önemli nokta, öğrencileri fotoğraflarından çok fikirleri ve konuşma yeteneği ile etkilemesi.
”Birleşmiş Milletler ömrünü tamamladı, barışa katkı sağlayamıyor. Dünyayı savaşlardan kurtaracak yeni ve gerçekçi bir örgüte ihtiyaç var” diyor mesela..
Ya da ”Amerika’nın Afganistan’da harcadığı yıllık 6.7 milyar doları Afganlılara verin bakın nasıl kalkınıyorlar” diyor..
Yeni fikirler duymaya aç idealizm peşindeki genç foto muhabiri adaylarını da bir saat içinde kendine hayran bıraktırıp oradan ayrılıyor.

Daha sonra belki de New York’un en güzel yeşil alanı Bryant Park’ta oturduk ve projeleri, yaşamı ve hayata bakışı üzerine uzun uzun konuştuk.
En dikkat çekici özelliklerinden birisi bildiği yabancı dil sayısı. Üstelik hemen hepsini de çok akıcı şekilde konuşabiliyor. Aslen Iranlı olduğu için Farsça ve Arapça’yı zaten biliyor, İngilizce’yi çok akıcı konuştuğuna öğrencilere verdiği derste şahit oldum. Benimle gayet iyi Türkçe konuştu. Uzun yıllardır Paris’te yaşadığı için Fransızcası ana dili gibi. Bir de üstüne İtalyancayı çok iyi bildiğini, Uygurca ve Kazakça da konuştuğunu söyleyince, ben sustum ![]()
Aşağıda, Reza ile Anadolu Ajansı için yaptığım röportajı okuyabilirsiniz.
Dünyanın sayılı foto muhabirlerinden İran asıllı Reza Degati, kurucusu olduğu ”AINA” Vakfı (Afgan Medya ve Kültür Merkezi) ile Afganistan’daki 6 şehirde yazılı ve görsel medyayı geliştirmek için gönüllü temsilcileri ile eğitim veriyor.
Dünyaca ünlü eğitim kurumu International Center of Photograpy’nin (ICP) kendisine layık gördüğü ”foto muhabiri onur ödülü”nü almak için New York’a gelen Reza, burada Anadolu Ajansı’nın sorularını yanıtladı.
30 yıldır National Geographic dergisine fotoğraflar çeken, son yıllarda hazırladığı belgeseller ile aralarında Emmy’nin de olduğu pek çok ödül alan Reza, ”Birlemiş Milletler örgütü artık hantal bir yapıya büründü ve dünya barışı için gereken katkıyı yapamaz hale geldi. Afganistan, Irak gibi ülkelerde birinci öncelik oradaki insanları eğitmektir. Biz de 2001 yılında kurduğumuz Aina Vakfı ile küçük de olsa bu eğitime katkıda bulunmaya çalışıyoruz” dedi.
ABD’nin Afganistan’da harcadığı paranın 6,7 milyar dolar olduğunu vurgulayan Reza, ”Kimse ABD’nin harcadığı bu rakamı sorgulamıyor. Eğer bu parayı savaşa harcamak yerine Afganistan’a verseniz o ülkede insanların eğitimine harcasanız, ülke kalkınır” diye konuştu.
Son yıllarda Afganistan’da eğitime önem verdiğini ve bunun üzerine projeler geliştirdiğini ifade eden Reza, bu ülkede neler olduğunu görmek ve göstermek istediğini belirtti.
Fotoğrafçılığı bir “görsel tarih” olarak gördüğünü kaydeden İran asıllı foto muhabiri sözlerini şöyle sürdürdü :
”Nemrut Dağı’na o heykelleri dikenler de aslında o dönemin fotoğrafçıları, Efes’i meydana getirenler de yine o dönemin fotoğrafçıları. Biz de elimizde fotoğraf makinesi tabir edilen cihazla, anı dondurarak bu dönemin fotoğrafını çekiyoruz. Ben aslında bir mimarım, bir tasarımcı ve bir grafikerim. Basın mensupları ve foto muhabirleri olarak bizim görevimiz insanlara dünyada neler olup bittiğini göstermektir ve toplumları medya aracılığıyla doğru yöne sevk etmektir. Afganistan’da da bunu yapmaya çalışıyoruz. Kimse orada eğitimle ilgilenmiyor. Sadece ‘okul yapıyoruz’ diye binalar dikiliyor. Binalarda eğitimi kim verecek? İnsanları eğitmelisiniz ki onlar da diğer insanları eğitsin. Aina Vakfı da Afganistan’daki 6 şehirde medya mensuplarını habercilik ve görsellik konusunda eğitiyor, 15′in üzerinde yerel ve ulusal gazeteye destek oluyor.”
-GAYRI RESMİ GÖRSEL EĞİTİM-
21. yüzyılı bir bilişim ve iletişim çağı olarak gören Reza, ”21. yüzyılın eğitim sistemi de iletişimin en güçlü araçları olan fotoğraf ve videonun üzerine kuruluyor. Ben bu eğitim sistemini ‘gayrı resmi görsel eğitim’ olarak isimlendiriyorum. Önümüzdeki 20 yılda eğitim tamamen fotoğraf ve video üzerine kurulacak. Bu noktada da biz foto muhabirlerine ve gazetecilere büyük görev düşüyor” diye konuştu.
Hayatını Paris’te sürdüren, Tebriz doğumlu 58 yaşındaki ünlü fotoğrafçı, iletişimin kendi kişisel gelişiminde de en önemli rolü oynadığını kaydetti.
7 dili çok iyi şekilde konuşabilen Reza, ”Farsça, Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Uygurca’yı iyi derecede biliyorum. Ne kadar çok dil bilirseniz o kadar çok iletişim olanaklarınız artar. İranlı bir foto muhabiri olarak benim dünya çapında tanınmamda, ağırlıklı olarak bulunduğum Balkanlar, Orta Doğu, Afganistan, Afrika’daki savaş ve çatışma ortamlarında çektiğim fotoğrafların tabii ki rolü çok büyük. Ancak bildiğim çok sayıdaki yabancı dilin de rolü yadsınamaz” dedi.

Amerika ve Avrupa’daki ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkede foto muhabirliği ve gazetecilik üzerine dersler ve konferanslar veren ünlü fotoğrafçı, son yıllarda National Geographic televizyonuna hazırladığı belgesellerle adından söz ettiriyor.
Biri kendi hayat hikayesini anlatan belgeselle olmak üzere iki kez Emmy Ödülü’ne aday gösterilen ve bu ödülü bir kez alma başarısını gösteren Reza, 1991′de Birleşmiş Milletler adına ”danışman” sıfatıyla Afganistan’da görev almıştı.
16 kitabı bulunan ünlü fotoğrafçının, Fransa’dan şövalyelik nişanı, UNICEF ödülü, Missouri ve Chicago Üniversiteleri Onur Ödülü, Lucie Vakfı ve ICP’den Foto Muhabiri Onursal Ödülü başta olmak üzere, pek çok uluslararası ödülü bulunuyor.
fotoğraflar : Tolga Adanalı
bir yorum yazın